16 Aralık 2010 Perşembe

Dünyanın en kısa fıkrası

İKİ KADIN SESSİZCE OTURUYORLARMIŞ...

8 Aralık 2010 Çarşamba

100 Dolar

Temel çok güzel bir rus kadınıyla evlenen Dursun'un karısına kafayı takmış.
Ne yapsam da bu kadınla birlikte olsam? diye içi içini yiyormuş.
Bir gün temel dayanamayıp Eva'nın yanına gitmiş:
Temel: Senden çok hoşlandım seninle birlikte olmak istiyorum.
Eva: Hay hay, neden olmasın ama 100 dolarını alırım müsait olunca ben seni ararım gelirsin.
Ertesi gün Eva, Dursun işe gittikten sonra temeli aramış.
Eva: 100 doların hazırsa hemen gel demiş.
Temel: Hazır hazır, hemen geliyorum.
Temel 100 dolari Eva'ya verdikten sonra işi bitirmişler ve Temel evden çıkıp gitmiş. Akşam Dursun eve geldiğinde:
Dursun: Hanım Temel bugün buraya geldi mi?
Eva: Şeeeyyy geelldii...
Dursun: Peki sana 100 dolar verdimi?
Eva: Şeyyy Dursun verdii ama dinlee beni bii
Dursun: Temel sabah koştur koştur yanıma geldi "Dursun bana acil 100 dolar lazım öğleden sonra size uğrar yengeye bırakırım" dedi. Ulan bu Temel çok dürüst adam ya!

7 Aralık 2010 Salı

Tavukları ben tutarım!

Adam bir dükkâna girer ve bir kova, 10 kg.lık bir boya, bir kaz ile iki tavuk alır. Satıcı aldığı malzemeleri dükkanın dışına kadar taşımasına yardım eder. Adam tüm bu yükleri eve kadar nasıl taşıyacağını düşünürken yanına yaşlıca bir kadın yanaşır ve bir adres sorar. Adam cevaplar;
- Orayı biliyorum yürüyerek gidebiliriz, benim evime çok yakın ama bu yükleri nasıl taşıyacağımı düşünüyorum.
- Çok kolay, der yaşlı kadın. Boyayı kovanın içine koy ve bir elinle tut; iki tavuğu da koltuk altlarına yerleştir, diğer elinle de kazı tut der. Adam yaşlı kadının dediği gibi yapar. Eve doğru yürürlerken adam;
- Şurası biraz kestirme ordan daha çabuk varırız.
- Olmaz, der yaşlı kadın. Ya o tenhada beni duvara dayayıp eteğimi kaldırıp bana tecavüz edersen?
- Yapma kadın, bu kadar yüküm var. Allah aşkına bunları bırakıp bu dediklerini nasıl yaparım saçmalama. Kadın;
- Kazı yere koyarsın, kovayı üstüne kapatır boyayı da kovanın üstüne koyarsın. ..
Adam sorar :
- Tavuklar ne olacak ?
- Tavukları ben tutarım.

Uyanık Avukat

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşça vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış... Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış...

28 Eylül 2010 Salı

Lastik

Bir gün İzmir' de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaşlarla. Bizim arkadaş boş yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bir amca geldi.
Arkadaş da kıllığına adama yer vermedi. Adam o arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi ve ayakta arkadaşın yer vermesini bekliyor. Fakat arkadaş yerini vermedi. Neyse adamcağıza da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor. Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya :
- 'Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz' dedi.
Adam şöyle baktı, sonra;
- 'O lastiği zamanında baban taksaydı şimdi sen olmazdın, ben de orada oturuyor olurdum' deyince bütün otobüs koptu.
Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.

Eltimgile

Bir gün arkadaşla dolmuş bekliyoruz. Üst geçit var ama kendi halinde bir kadıncağız yaya kırmızı yanarken caddeden geçmeye çalışıyor. Üst geçidin altında beklemekte olan polis otosundan şöyle bir anons yapılıyor:
- Hanım nireeee, hanım nireee?
Teyzeden cevap:
- Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii

14 Eylül 2010 Salı

Hiç sonu olmayan fıkra okudunuzmu?

Patron sekreterine; bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız, ona göre hazırlan der.
Sekreter kocasını arar: Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın der.
Kocası sevgilisini arar: Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim der. Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar : Bu hafta sana ders veremeyeceğim. Gelmene gerek yok der.
Minik çocuk Dedesini arar : Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok. Bu haftayı beraber geçirelim. Dede (1.bölümdeki patrondur)

Sekreterini arar: Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemeyeceğiz der.
Sekreter kocasını arar : Gezimiz iptal oldu. Gidemeyeceğiz der.
Koca sevgilisini arar: Bu hafta beraber olamayacağız. Karımın gezisi iptal oldu der.
Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar: Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu der.
Minik çocuk Dedesini arar : Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamayacağız. Çok üzgünüm.
Dede sekreterini arar : Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap...