23 Eylül 2009 Çarşamba

İŞTE ERKEKLERİN BİRER MELEK OLDUĞUNUN KANITI... ;)

Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür "Aman Tanrım!" diye bağırdığında bir peri belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?" der.
Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya
ihtiyacı olduğunu söyler.
Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir.
''Baltan bu muydu ?" diye sorar.
Ormancı "hayır" diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu?"
Ormancı yine "hayır" diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "Baltan bu muydu?"
Ormancı "evet" der.
Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.
Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.
Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer.
Ormancı "Aman Tanrım!" diye bağırır.
Peri yine belirir ve sorar: "Ne diye bağırıyorsun ?"
Ormancı "Karım suya düştü." der.
Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner.
"Senin karın bu mu?" diye sorar.
Ormancı "evet" der.
Peri sinirlenmiştir, "Yalan söylüyorsun, gerçek bu değil"der.
Ormancı "özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma sözkonusu.
Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones
ile geri dönecektin, ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her
üçünü de bana verecektin.
Ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek
durumda değilim. Jennifer Lopez'e evet dememin sebebi budur.."
Bu hikâyeden alınacak ders: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa
bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir.
Kendileri için bir şey istiyorlarsa ......

14 Eylül 2009 Pazartesi

Ceza

Temel, kahveden çıkınca kapının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelmiş.
-Yazma şu cezayı memur bey, demiş.
Polis onu hiç umursamadan cezayı yazmaya devam edince onun bir "İşgüzar" olduğunu söylemiş. Polis Temel'e şöyle bir bakıp; "Aşınmış lastikler" için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlamış. Temel, ne kadar ceza yazarsa yazsın, ona vız geleceğini söyleyince polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlamış. Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürmüş, polis ceza üzerine ceza yazmış. Temel hiiiiiiiç oralı olmamış. Yürümüş, karşı kaldırımda park ettiği arabasına binip, sürmüş gitmiş....

11 Eylül 2009 Cuma

Camcı

Kadının evinde cam kırılmıştı, camcıyı aradı ve siparişi verdi, yarım saat sonra zil çaldı. Kadın megafondan seslendi:
-Kim o ?
-Camcı be ya..
Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi. Beş dakika sonra yine zil çaldı.
-Kim o ?
-Camcı be ya..
Kadın:
-Yanlışlık var, az önce bir camcı gelmişti ?!..
-Düştük be ya....

10 Eylül 2009 Perşembe

Evlenmeden...

- Evlenmeden olmaz Erhan
- O zaman evlenince ara beni...

9 Eylül 2009 Çarşamba

TV

Genç ve güzel sarışın, alışveriş merkezinin beyaz eşya reyonuna girer ve satıcıya sorar:
-Şu küçük televizyonu almayı düşünüyorum, fiyatı nedir?
-Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz!
Genç kadın sinirlenir, evine gider, saçının rengini değiştirir ve ertesi gün mağazaya geri gelir, aynı satıcıya yaklaşır ve:
-Şu küçük televizyonu satın almak istiyorum, der.
-Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz!!!!
Kadın iyice sinirlenmiştir, soluğu bir kuaförde alır. Bu defa köklü bir değişiklik yapar, hatta makyajından, göz rengine o tam bir esmer bombadır artık.. Ertesi gün, aynı mağazaya gider, aynı satıcının yanındadir:
-Şu küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar?
-Kusura bakmayın hanımefendi, sarışınlara satış yapmıyoruz
-İnanmıyorum, nasıl anladınız sarışın olduğumu, üç gündür kendimi esmere çevirmek için yapmadığım kalmadı!
-Hanımefendi 3 gündür satın almaya çalıştığınız şey mikrodalga fırın!

8 Eylül 2009 Salı

İletişim

Rus fizikçiler yerin 100 metre altında bakır tel bulduklarını, bunun ise atalarının bundan 1000 yıl öncesinde telefon şebekelerinin olduğunu kanıtladığını duyurdular.
Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manşet!
Amerikan bilim adamları yerin 200 metre altında 2000 yıl öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarını, bunun ise, Amerikan toplumunun Ruslardan 1000 yıl öncesinde gelişmiş dijital haberleşme sistemleri olduğunu söylediler.
Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manşet!

Türk bilim adamları yerin 500 metre altına kadar kazdıklarını ve hiçbirşey bulamadıklarını, bunun ise atalarının 5000 yıl öncesinde kablosuz (wireless)iletişim sistemlerini kullandıklarını söylediler...

7 Eylül 2009 Pazartesi

Dövüş Teknikleri

Japonun biri Rize'de bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:
- Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı!
Tahmin edeceğiniz üzere Temel kapıya doğru yürümüş.
- Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini!
Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış kahveye geri dönmüş.
Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş. Temel'i gösterek söylenmiş:
- Ona ejderin kuyruk sallamasıyla vurdum..
Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma.
Yine Temel'den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine ağzı
burnu dagılmış bir Temel! Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon:
- Ona ejderin yakasusi tekniğiyle vurdum.

Ertesi gün yine aynı hikaye:
Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergün değişik bir stil
kullanan Japon:
- ona ejderin kimanto tekniğiyle vurdum.

Ve bir sonraki gün Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
Japon'
un restini gören yine Temel olmuş.
Birkaç dakika sonra herkes surati dağılmış bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş!
Temel de hemen arkasından gelmiş, Japon'u gösterek gülümsemiş:
- Ona Toyota'nın krikosuyla vurdum...